Hiç düşündünüz mü? Etrafınızda her gün bunu sizin üzerinizde kaç kişi deniyor?
Herhangi bir yerde “tecavüz” kelimesi geçtiğinde, genellikle toplumun çok büyük bir kısmı fiziki bir olayı ve bir kaç bedeni aklına getirir. Peki ya haklara tecavüz? Fikirlere tecavüz? Kişiliğe tecavüz? Daha çoooookkk sıralayabiliriz.
Gerçekten insani değerlere sahip olan insanlar fiziki tecavüz karşısında, “adilik, vahşilik, sapıklık, insanlık dışı vb.” birçok tanımlamayla olay hakkında üzüntü duyarlar. Evet, böyle bir olayda gerçekten bunu yaşayan mağdurun fiziki ve ruhsal çöküntüler içerisine girdiğini biliriz.
Peki, sizin fikirlerinizi çalarak insanlara kendi fikri gibi sunan ve bununla böbürlenen, ya da kişiliğinizi değiştirmeniz için inceden baskı yapan insanlara ne diyeceğiz? Fikirleriniz ruhunuzla şekillenir, o fikri çıkarırken yada geliştirirken ruhunuzu katarak heyecanla çalışırsınız. Kişiliğinizin bir parçası da ruhunuzdur.
Bunlara müdahale eden insanlar tecavüzcü değil midir? Elbette yukarıda yazdığım kadar hasar bırakmaz bu durum, ancak sonuçta eyleme baktığınızda – şiddetini konu dışında bıraktığımızı varsayarak – aynı şey değil midir? Her ikisinde de mağdurdan haksızca faydalanmak, sömürmek, çıkar sağlamak olayı sözkonusudur.
Etrafınıza bir bakın, bunu sizin üzerinizde deneyen kaç kişi göreceksiniz?
Dur demediğiniz sürece, bunların sayısının ne kadar artacağını tahmin etmek zor değil. Hani her yerde duyduğumuz emek hırsızları, fikir hırsızları gibi bir sürü tanım var ya, hepsini birleştirelim ve “RUH TECAVÜZCÜLERİ” diyelim.
Ruhunuza tecavüz etmeye kalkanlara izin vermeyin, mümkünse ders verin!!!
Bu konuda benim de söylemek istediğim çook şeyler var ama kısaca eline sağlık diyorum Eyüpcüm…
Süper yazı Eyüp. Ruh tecavüzcüleri de kesinlikle en doğru terim.